Köyümüz, Kırşehir ili Kaman ilçesinin şirin bir köyüdür. Eski adı Merdeşe yeni adı Bayramözü dür.

Mart 2006 da kurulan sitemizin amacı; köylülerimiz arasındaki bağı internetten sağlamak, köyü bilmeyenlere tanıtmak,  bilenlere fotoğraflarla anılarını tazeletmektir.

Yola başlarken bir çok düşüncemiz vardı. Bu düşüncelerimizi zaman zaman buradan siteden sizlere açıkladık. Bu düşünceleri gerçekleştirmek için şenlik bir başlangıçtı, bir araçtı. Maalesef bazı sığ düşünceli insanlar, kişisel ihtiraslarına kapılarak, ille de ben ben diyerek, bu amacımızı baltaladılar. Ayrılıklar soktular aramıza.

Bu seneki şenlik belki bir daha yapılmamak üzere iptal edildi.

Evet üzüldüğümüz doğru, ama yılmadık. Yıldıramazlarda... Köyümüz için çalışmaya devam edeceğiz...

  • 1. Yaz Şenliği 1. Yaz Şenliği
    İlk ve son şenliğimiz. Birlik olamadığımız için bir daha düzenlenmesi imkansız.
  • Şenlik Şenlikten Bir Manzara
    İnsanlar o gün çok eğlenmişti...
  • Bir Manzara Köyden Manzara
    Dağıniçinden gelirken çekilen köyün genel görüntüsü...
  • Gölden Kış Gölden Kış Manzarası
    Gölden mükemmel kış manzarası...
Giris
Anamenu
Bayramözü Menü
Sayaç
Bugün : 9393
Dün : 237237237
Bu Hafta : 1328132813281328
Bu Ay : 7233723372337233
Toplam : 308340308340308340308340308340308340
Günün Sözü
Kitap Yurdu
Atatürk Köşesi

ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ

    Ey Türk gençliği !

    Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

    Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir.
İstikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahlarin olacaktir. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkan ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkan ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler.
Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve memleketin köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.
Bütün bu şeraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde
iktidara sahip olanlar gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler.
Hatta bu iktidar sahipleri şahsi menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler.
Millet fakru zaruret içinde harap ve bitap düşmüş olabilir.

    Ey Türk istikbalinin evladı!

    İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen,
Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktır!
Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Ankara, 20 Ekim 1927

ATATÜRK'ÜN TÜRK GENÇLİĞİNE HİTABESİ - YENİ TÜRKÇE

    Ey Türk Gençliği!

    Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini, sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır.

    Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en
değerli güven kaynağıdır. Gelecekte de, yurt içinde ve dışında,
seni bu kaynaktan yoksun etmek isteyen kötücüller bulunacaktır.
Bir gün,  bağımsızlığını ve cumhuriyetini savunmak zorunda kalırsan;
ödeve atılmak için, içinde bulunacağın durumun olanaklarını ve koşullarını
düşünmeyeceksin! Bu olanaklar ve koşullar çok elverişsiz olabilir.
Bağımsızlığına ve cumhuriyetine kıymak isteyecek düşmanlar, bütün
dünyada benzeri görülmedik bir utku kazanmış olabilirler. Zorla ve aldatıcı
düzenlerle sevgili yurdunun bütün kaleleri alınmış, bütün gemilikleri ele geçirilmiş,
bütün orduları dağıtılmış ve yurdun her köşesine düşman girmiş olabilir.
Bütün bu koşullardan daha acıklı ve korkunç olmak üzere, yurdunda,
iş başında bulunanlar, aymazlık ve sapkınlık içinde olabilirler. Üstelik,
hainlik de yapabilirler. Daha kötüsü, iş başında bulunan kişiler, kendi çıkarlarını,
yurduna girmiş olan düşmanların siyasal erekleriyle birleştirebilirler.
Ulus, yoksulluk ve sıkıntı içinde ezgin ve bitkin düşmüş olabilir.

    Ey Türk geleceğinin gençliği!

    İşte, bu ortam ve koşullar içinde bile ödevin, Türk bağımsızlığını ve
Cumhuriyetini kurtarmaktır! Bunun için gereken güç, damarlarındaki soylu kanda vardır!

Söylev' den 20 Ekim 1927

Atatürk Ana Sayfa